kendinizi beğenmek ve sevmek arasında fark var. ilkini asla yapmayın.
More you might like
O eski ben değilim ve o eski ben olmayışım, dersimi layıkıyle almamın neticesi. Bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmasın diye sırtımı döndüğüm şeydi mazi ve mazi yalnızca döküntü bir ev gibi üzerime yıkılmayı bekledi. İçinden çıkmayı göze alamadığım bir ev. Ama artık biliyorum ki orası yalnızca bir ev; yuva değil. Çünkü bazen geleceği bir yuva addedip kapı koluna inatla asılmak gerekir.
Arkamı dönüp baktığımda yaşadığım her şey için minnettarım. Tanrının ya da kaderin ya da hareketin bütün noktalamasına şükrediyorum tüm eğrilikler pürüzsüzleştiğinde, ağrılar dindiğinde, kırıklar onarıldığında… Alında yazan yazının tüm yazım yanlışlarını gidermeme olanak tanıyan yollar inşa ettiği için bana, zamanında isyan ettiren fakat zamanla olması gerekiyormuş dedirten virgüller, soru işaretleri, ünlemler ve en önemlisi noktalar koyduğu için ya da yoluma, şükrediyorum.
Yıllardır benimle görüşmeyen biri için karşımdakinin beni tanınmayacağı bir ruh dinginliğine büründüm. Belli bir çember alanı içinde tırnaklarımı derinlere kazımaktan vazgeçip görüş alanımı genişleterek küçük dokunuşlar bırakmayı seçtim hayata ve başka hayatlara. Geçmişe özlem duymaktansa, gelecek uğruna heyecanlanmayı diledim. Kendime hiç benzemiyorum, ya da kendim sandığım beni terk ederek özüme ulaşıyorum. Bilmiyorum. Yalnızca huzurluyum. Değişmek güzel şey.
Zaman bunca hızlı akarken ve olgular dahi durağan değilken insanın tekerrürde olması sanki biraz kabahat gibi düşündürüyor. Hiçbir şey eskisi gibi olmasın. Bunu dedirtebilen kudrete sonsuz minnetle…
bir haziran akşamı nemli, serin kumlara uzanmış yıldızları seyrediyordum. dilimdeki pütür pütürlük teklikten değil; gökyüzünün güzelliğinden tasalanışımı paylaşamayışım, havadaki ılıklığın insanı pışpışlayışını boşvermeye boyun eğişim, iskeledekilerin esintiye kayıtsızlıkları ve hatta bir mucize geri dönüp onlara çarpmıyormuş gibi sıradanlık muameleleri… insanın durup şöyle bir baktığı, gördüklerine çakıldığı ve hiçbir şey tarafından engellenmediği bir an, nasıl öylesine bir şey olur?
Bak sana Fil Suresini anlatacağım. Minik minik kuşların kocaman filleri nasıl yendiğini anlatan sureyi. Şu hayatta kendini ne zaman kuşlar gibi küçük ve savunmasız hissedersen hemen o sureyi hatırla. Biz de büyük ya da güçlü olan kazanmaz oğul. ALLAH (c.c.) kimin yanındaysa o kazanır. Bizde imkansız diye bir şey de yoktur. Kûn fe yekûn vardır. Çünkü O (c.c.) ol der ve olur. Biz de kuşlar filleri yener.

